Cevapla 
 
Derecelendir
  • 0 Oylar - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Telefonda oyun havası
Yazar Mesaj
ahmed60 Çevrimdışı
Deneyimli Üye
***

Mesajlar: 1,778
Katılma Tarihi: May 2009
Rep Puanı: 219
Mesaj: #1
Telefonda oyun havası
M.Şeker
Cep telefonları yokken, birbiriyle sözleşenler nasıl buluşuyordu, hatırlayan var mı? Daha yirmi sene bile olmadı yaygınlaşması ama gençler 'cep'siz bir hayatı düşünemiyor.
Sanıyorlar ki bebekler cep telefonuyla doğmakta.

Minik bir 'çip'ten, dokuz ay içinde, tam donanımlı bir cep telefonu elde edecek teknolojimiz yok henüz.

(Buradaki 'henüz'ün kullanım sebebi, tamamen makara içindir. İleride öyle bir teknoloji olabileceğini düşündüğümü sananlar çıkmasın diyedir bu açıklama. Yine de çıkarsa, el paso!)

İki arkadaş buluşup bir yere gitmeye karar vermişler.

"Gelince telefonu çaldır, ben inerim. Zile basma, annem uyuyor" demesine rağmen, buluşma saatine yakın evin zili çalınca kızmış delikanlı.

Arkadaşına çıkışmış:

"Ben sana zile basma, telefonu çaldır demedim mi?"

"Sorma başıma geleni" demiş öbürü, "telefonu çaldırdım gerçekten..."

"Nasıl?"

"Nasıl oldu anlayamadım. Otobüsten indim, bir baktım telefonum yok."
Gençler hiç bakmadan, başka bir şeyle meşgulken, mesela araba kullanırken, yemek yerken bile tek elle telefonda mesaj yazabiliyorlar.

Baş parmakları ileride çok daha büyük olacak insanların.

Bazı yaşlılar içinse, mesaj göndermek, gelen mesajları okumak, telefonun ayarlarını değiştirmek başlı başına bir problem.

Eskiden telefon sesi denildiğinde 'zırr' diye bir ses gelirdi akla. Bildiğimiz, klasik 'zırr' sesi.

Şimdi binlerce telefon sesi var.

Bir de gençler, büyüklerinin telefonlarını kurcalayıp seslerini değiştirmezler mi?

İşte bu ciddi bir konu aslında...

Genç kız, annesinin telefonundaki melodiyi değiştirmiş...

Kadın markette alışveriş yaparken, duyduğu sesin kendi çantasından geldiğini farketmiyor.

Yanında bulunanlar diğer müşteriler uyarmasa, "Kim bu telefonuna bakmayan, ne görgüsüz insanlar var" diye düşünmeye devam edecek.

Delikanlı da babasının telefonuna musallat olmuş. İki günde bir melodisini değiştiriyor.

Normal zamanlarda neyse de, bir gün adamcağız çok yakın bir arkadaşının cenazesine gitmiş.

Kırk yıllık dostu trafik kazasında hayatını kaybetmiş.

Namaz kılınmış, haklar helal edilmiş, kabristana gidilmiş.

Adam arkadaşını toprağa teslim etmek üzere, mezarın içine girmiş.

Tam o sırada cep telefonu çalmaya başlamasın mı?

Hem de oyun havası! Kıvrak, hareketli, bangır bangır bir ses...

Cenaze töreninde kim varsa, şaşkınlıktan kızgınlığa geçiş aşamasında.

Adamcağız, o sesin kendi telefonundan geldiğini sonunda fark etmiş.

Fakat bir yandan kucağında tuttuğu can kardeşini toprağa vermeye çalışırken...

Bir yandan telefonu susturmaya uğraşırken...

Öyle bir azap çekmiş, öyle bir sıkıntıya düşmüş ki tarifi mümkün değil.

Kızarmış, bozarmış, morarmış... Renkten renge girmiş. Kaynar kazanlarda pişmiş...

Şaka değil, gerçek bir eziyet!

Sonrasında tedavi gerekmiş. Ciddi bir tedavi süreci başlamış ki bütün süreçler, yanında oyuncak.

Artık ne telefona dokunabiliyor, ne de etrafındaki birinin telefonunun çalmasına tahammülü var. Şarkı türkü bile duymaya gelemiyor. Uyurken sık sık yerinden fırlıyor... Sebep? Cep.

Gülünecek değil, ağlanacak bir durum.

Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.
Doğrudan Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı.
02-08-2010 22:24:56 PM
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Forum Atla:


İletişim | Dindersiforum.com | Yukarıya dön | İçeriğe Dön | Hafifleştirilmiş Sürüm | RSS Beslemesi